Ozan Çağlar Vazgeçtim
Ozan Çağlar Vazgeçtim

Vazgeçtim Şarkı Sözü Tenha köşede yüreğim, yangın ortasında gittiğin…

Ozan Çağlar - Sevdan Özgür Olsun
Ozan Çağlar - Sevdan Özgür Olsun

Sevdan Özgür Olsun Uzaksın sevdiğim benden, Kaçıyorsun sevgimden. Öyle güçlü…

Ozan Çağlar - Oy Gülüm
Ozan Çağlar - Oy Gülüm

Oy Gülüm Yakınlar uzak oldu, Gözlerim yaşla doldu, Gitme dedim sana gülüm,…

Hakan Altun - Yürek Ağlar Gözden Önce
Hakan Altun - Yürek Ağlar Gözden Önce

Hakan Altun, Kısa cümlelerle yaşarken seni Uzun uzun düşündüm bizi Zoruna gitmesin bu…

Hakkı Bulut - Ağlarım İşte
Hakkı Bulut - Ağlarım İşte

Hakkı Bulut, Ben her düğünde ağlarım işte Gören mutluluktan sevinçten sanır Oysa acılarım…

Ozan Çağlar - Yalankara (şiir)

Ozan Çağlar - Yalankara (şiir) için yorum yapın

Ozan Çağlar - Yalankara (şiir) Şarkı Sözleri

yalankara

ah be hoca.
biliyorsun ne çok umutlar taşıdı
ankara’ya gelen otobüsler.
ki ne çok iç sızlattı,
üç beş eşya sırtında,
hamallar,
ki evsizlere ev oldu
otogarlar…
ah be hoca,
bilirsin ankara’nın eski aşklarını,
erkek gibiydi kızları,
mert, yalansız, hilesiz, dolansız..
adam gibiydi adamları,
yürüyüşü başka, bakışı başkaydı.
şimdi onlarda sahte oldular,
tıpkı ankara gibi.
ki kavgaları da başkaydı ankara’nın.
artık göğüs göğse muharebe
yok ankara’da.
fitne fesat, sille tokat…
kazanın kaynadığı,
“sıfır” noktası oldu ankara.
yaprakları da başka düşer,
yorgun asfaltlarına.
denizin yoktu ama,
yine de sevilirdin be ankara,
soğuk yüzün, hüzne değse de,
bir başkaydı arkadaşlığın,
bir başkaydı aşkların be ankara.
yüzüne gülen, kuyunu kazar olmuş,
hüznünü bilen, ele satar olmuş,
elini sallasan puşta çarpar olmuş...
gayrı umutlarımı attım çöpe,
ki teselli vermez artık gül bahçen.
ben sana çoktan küstüm ankara! ...
oysa ki, bu mazbut hikayede,
sana yazacağım naatlar çok olmalıydı.
yüreğimin en derinlerine sakladığım,
aydınlık yüzünden bahsetmeliydim.
her dem güven veren,
o aydınlık yüzünden.
artık ne yüzün aydınlık,
ne de kavgaların mertçe..
kahpe bir kanser girmiş içine,
yer de bitirir seni,
farkında mısın ankara?
sen de yoksan artık ben,
kime sığınırım?
kiminle dertleşirim?
kime giderim ankara?
çayırlarına uzanıp,
masmavi gökyüzünü göremeyeceksem,
ve koşamayacaksam kırlarında,
ki gönlümün kavruk kırsalını,
cennet bahçesi yapamayacaksam sevginle,
ne gereğin var ha?
kaldır artık sis perdesini ankara!
e hadi, ne duruyorsun?
anladım, duymuyorsun söylediklerimi.
sende kabul ettin karanlığı değil mi?
bu çirkef, bu kokuşmuş bela,
senide yedi değil mi?
ah be ankara.
yüreğine örülen taşlarla,
taş/kent mi oldun ha?
"artık gözlerin masmavi bakmıyor ankara!
bundan sonra senin adın yalan’kara…”
Stats